Boyanın ilk kalktığı yer neredeyse her zaman bir kenardır. Sebebi boyanın kalitesi değil, kenarın geometrisidir.
Bir bloğu boyayıp sahaya çıkardıktan altı ay sonra ilk pas nerede görünür? Yüzeyin ortasında değil. Kesim kenarında, flanş ağzında, berkitme sacının köşesinde.
Bu, boya firmasının kabahati olmayabilir. Çoğu zaman değildir de.
Boya kenarda kendini geri çeker
Yaş boya bir sıvıdır ve her sıvı gibi yüzey gerilimi vardır. Düz bir yüzeye atıldığında film kalınlığı her yerde aşağı yukarı aynı kalır. Ama keskin bir kenara geldiğinde iş değişir: sıvı, dış bükey köşenin üzerinden geriye doğru büzülür. Kuruduğunda kenardaki film, yüzeydeki filmin çoğu zaman üçte biri kadar bile olmayabilir.
Yani 320 mikron ölçtüğünüz bir sistemde kenarda 60-70 mikronla kalmış olabilirsiniz. Katodik koruma yoksa korozyon oradan başlar ve kenar boyunca ilerler. Yüzeyin geri kalanı hâlâ sapasağlamken.
İkinci bir sorun daha var: keskin kenar mekanik olarak da savunmasızdır. Blok taşınırken, sapan geçerken, kaynakçı üstüne bastığında ilk zarar gören yer orasıdır.
Standart ne diyor?
ISO 8501-3, kenarların ve kaynak dikişlerinin hazırlık derecelerini P1, P2 ve P3 olarak tanımlar. P1 en gevşek, P3 en sıkı seviyedir. Denizcilik ve açık deniz projelerinde genellikle P2 veya P3 istenir; bu da keskin kenarın giderilmesi anlamına gelir.
Boya şartnamelerinde daha net bir ifade görürsünüz. Açık deniz kaplama sistemlerinde yaygın olarak kullanılan NORSOK M-501, keskin kenarların yuvarlatılmasını ve tipik olarak en az 2 mm yarıçap istenmesini öngörür. Şartnameniz hangisiyse ona bakın — ama sayı çıkıyorsa genellikle R2 civarındadır.
Taşla düzeltmenin sorunu
Sahada en yaygın yöntem taşlama taşıyla kenarı ezmektir. İş görür, ama üç problemi vardır.
- Yarıçap operatöre göre değişir. Aynı bloğun bir ucunda R3, öbür ucunda neredeyse hiç yoktur.
- Ölçemezsiniz. Denetçi geldiğinde elinizde sayı yoktur, tartışma başlar.
- Yavaştır ve yorucudur. Uzun bir kenarda operatör yorulunca kalite düşer.
Bir de taşın kendisi sarf malzemesidir; metrekare başına maliyeti düşünüldüğünde sanıldığı kadar ucuz değildir.
Karbür uçlu radyus makinası
Kenar yuvarlama makinaları işi kesme yoluyla yapar, aşındırma yoluyla değil. Kafada indekslenebilir karbür uçlar bulunur ve uç, kenardan sabit bir yarıçapta talaş kaldırır. Kılavuz makarası sacın kenarını takip ettiği için operatörün yapması gereken tek şey makinayı ilerletmektir.
Bunun getirdiği fark şu: R3 kafası taktıysanız kenar R3 çıkar. Bloğun başında da, sonunda da. Denetçiye gösterecek bir sayınız olur.
| Yöntem | Taşlama taşı / Karbür uçlu radyus makinası |
|---|---|
| Yarıçap tekrarlanabilirliği | Operatöre bağlı / Kafaya bağlı, sabit |
| Tipik ilerleme | Yavaş, yorucu / Sürekli, tek geçiş |
| Sarf | Taş tüketimi / Uç çevirme (indeksleme) |
| Belgelendirme | Zor / Kolay, ölçülebilir |
Uçlar indekslenebilir olduğu için kesme kenarı köreldiğinde bütün kafayı değil sadece ucu çevirirsiniz. Dört köşeli bir uçta bu, aynı uçtan dört kesme kenarı demektir.
İşe başlamadan önce
Yarıçap seçimini boya şartnamesine göre yapın; şartname sessizse müşterinin boya firmasına sorun. R2 ile R3 arasında karar veremiyorsanız büyük olanı seçin, boya tarafında sorun çıkarmaz.
Bir de şunu unutmayın: lazer ve plazma kesimden sonra kenarda sert bir tabaka oluşur. Radyus kafası bu tabakayı sorunsuz alır, ama uç ömrü oksijenle kesilmiş kenara göre daha kısa olur. Uç stoğunu ona göre planlayın.
ÜRÜN HBR-1400R Radyus Makinası Bu yazıda anlatılan iş için tedarik ettiğimiz ekipman